Öğretim (69)

Öğretim

GÜNÜMÜZDE EĞİTİM/ÖĞRETİM

Dünya olarak Mart 2020 tarihinden itibaren çok sıkıntılı bir süreçten geçtik ve geçiyoruz. Bu süreçte ekonomiden tutun Sağlık, Eğitim, Turizm, Ulaşım gibi birçok sektör sekteye uğramıştır.

Şüphesiz ki covid-19 pandemi sürecinde tüm dünyada ve ülkemizde en fazla etkilenen sektör Eğitim ve Sağlık olmuştur. Tabi ki bizler eğitimci olduğumuz için eğitim yönünde sıkıntılara bakmamız gerekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Eylül sonları itibarıyla covid-19 vaka sayısı 30 milyonu açmış ölümler bir milyona ulaşmıştır.

Covid 19 pandemi süreci yaşanırken 31 Ağustos tarihinde 3 haftalık bir telafi eğitimi yapıldı. Bu telafi eğitiminde öğrencilere Pandemiden dolayı anlatılamayan dersler anlatıldı.

Daha sonra öğretmenler Eba ve diğer uzaktan ders uygulamalarını kullanarak öğrenci ile uzaktan da olsa bir araya geldiler.

Uzaktan eğitim verildi ama burada birçok konular var desteklenmesi gereken. Eğer canlı derslere devam edilecekse:

1-Öğrenciler canlı derslere katılım konusunda motive edilmeli ve desteklenmelidir. Öğrencilerin birçoğunun uzaktan eğitimde ki canlı derslere katılmadığı ve uzaktan eğitimin bir süre devam edeceği dikkate alınarak öğrencilerin canlı derslere katılımı konusunda velilerin çocuklarını motive etmesi ve teşvik etmesi gerekmektedir. 

2-Öğrencilerin uzaktan eğitime daha etkin şekilde katılımını sağlamak gerekir.

Ama bu konuda normal dönemlerde herhangi bir hazırlık, girişim ve uygulamalar ile alıştırmalar/uyum eğitimleri yapılmadan bu şekilde ani ve hızlı bir geçiş yapmak özellikle okul öncesinde çocuğun eğitimden kopma tehlikesini de birlikte getirir.

Bakanlık genelgesi ile fiziki imkânları uygun okul öncesi eğitim kurumlarında, salgınla ilgili tüm tedbirlerin alınması şartıyla okullar ve çocuk kulüpleri açılabilecektir kararı yayınlandı.

Kurumumuz zaten pandemi süreci başladığında tüm önlemleri almış ve tüm girişimlerini yapmıştır. İnternet sitemizi incelediğinizde bunu zaten göreceksiniz.

Kurumumuz ayrıca denetim ve işbirliğini geliştirmek için “Özader Güvenilir Okullar Projesi” ne dâhil olmuştur.

Sağlıklı Güvenilir ve Güvenli olarak yoluna devam etmektedir.

Eğitimin eğitim olabilmesi için sadece uzaktan değil yakından yüz yüze yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerimiz şunu gördü ki yüz yüze olan eğitimin yerini hiçbir şey tutmuyor. Bu yüzden okulları güvenle açmak gerekiyor. 

Gerçek olan şu ki salgının yayılmasının azalmasını sağlayan en önemli unsur sosyal mesafe, hijyen ve maske uygulamalarıdır. Bu tedbirleri Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın hazırladığı rehbere göre uygularsak hiçbir sorun olmayacaktır.

Bu üç önemli kuraal sadece öğretmen ve öğrenciler değil toplumun her kesiminin riayet etmesi gerekiyor ki okullarımızı her zaman güvenle açabilelim.

Covid-19 salgın sürecinde dönem dönem okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokul 1. Sınıflar ortaokul 8 sınıflar ortaöğretim 12. Sınıflar Haftada iki gün olmak üzere yüz yüze eğitime başladı.

Geçen süreye baktığımızda yüz yüze eğitimde öğrencilerin ne kadar mutlu ve heyecanlı olduklarını görüyoruz. Bu yüzden sadece uzaktan eğitim süreci tüm seviyelerde en kısa sürede sonlandırılmalı ve tüm seviyelerde yüz yüze eğitime geçilmelidir.

Veliler ve öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde çocukların önemli bir öğrenme kaybı yaşayacağını ve duygusal olarak etkileneceği unutulmamalıdır. Bundan dolayı en kısa sürede gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri alınarak yüz yüze eğitim sürecinin başlatılması ve devamı gerekmektedir. 

Okul öncesi eğitim deneyimlerinin bireyin ilerleyen yıllardaki başarısını belirler.

Salgın nedeniyle artan ekran süresinin çocukların öğrenme süreçlerini ne şekilde etkilediği konusunda hem eğitimciler hem de ebeveynler kaygı duymalıdır.

Olağanüstü durumlarda çocukların tamamen eğitimden mahrum kalması yerine dijital platformlar aracılığıyla sağlanacak nitelikli bir eğitimin olumlu sonuçlar doğurabilir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çocukların ne tür içeriklere ne şekilde maruz kaldıklarıdır.

Çocukların nitelikli olmayan içeriklere maruz kalmalarının fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan problem oluşturabilir.

 Çocukların internet ve dijital platformlara erişimlerinin oldukça arttığı günümüzde pandemi sonrasında da yetişkinin çocukla 'birlikte öğrenen' rolü üstlenmesi ve ekran kullanım sürecini paylaşması büyük önem taşımaktadır.

Bu süreçte bazı çocukların internet erişimi veya ekran kullanma açısından kısıtlı imkânlara sahip olması zaten var olan dezavantajların olumsuz etkilerinin daha da artmasına sebep olabilir.

Ülkemizin geleceği açısından özellikle dezavantajlı çocukların eğitime erişebildiklerinden ve bu eğitimin içeriğinin nitelikli bir şekilde tasarlanıp uygulandığından emin olmak gerekir.

Bu durumu göz önüne alarak çoğu seviyede uzaktan eğitime devam edilen şu süreçte küçük çocukların eğitim ihtiyaçlarını, yalnızca ekranlar aracılığıyla sağlanan uygulamaların karşılamasını beklememek gerekir.

Koronavirüs pandemi sürecinin dünya genelindeki etkilerine bakıldığında okul öncesi eğitim alma çağında olan milyonlarca çocuğun eğitime erişim problemi yaşadığı da bilinmektedir.

Bu durum küçük çocukların eğitiminin ne derecede ciddi boyutta bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını göstermektedir."

Sadece uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini alabileceği görüşlerine karşılık sadece uzaktan eğitimin neden yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağı, en doğru, verimli ve yeterli olanın uzaktan eğitimle desteklenen sınıf içi yüz yüze eğitim olacağı gayet açıktır.

Bazı eğitim/ebeveyn çevreleri öğrenim süreçlerinin uzaktan çevrim içi olarak devam etmesinin bir sorun teşkil etmediğini, evde ve daha rahat olduğunu düşünüyor olabilir.

Ancak, etkili bir öğrenim süreci sadece uzaktan eğitim sistemiyle sağlanamaz. Yaşayarak öğrenmek gibi olamaz ve bunun yerini tutamaz.

Eğitimin başladığı okul öncesinde pedagojik açıdan da çok sakıncaları olmakla birlikte çalışan ebeveynler için zaten mümkün değildir.

En azından sadece uzaktan/çevrimiçi eğitim sınıf içi/çevrimdışı eğitimin sunduğu kalite ve verimliliğe yakın bir seviyeyi uzaktan sunamaz.

Sonuç olarak,

1. Bazı Eğitim Süreçlerinin Uzaktan Yapılması Mümkün Değildir

İlk olarak, eğitim sürecinin tüm aşamalarının uzaktan/çevrimiçi olarak yapılmasının mümkün olmadığını belirtmek lazım.

Uygulamalı dersler, atölye çalışma/uygulama aşamaları ve ders bileşenlerinin bazıları gibi sayılacak unsurların Sadece Uzaktan Yapılması Mümkün Değildir.

Bu nedenle, uzaktan eğitim sisteminde birçok önemli ders bileşeni/aşaması işe yarar bir şekilde icra edilemez.

Bu alışılmadık süreçte eğitimler her ne kadar internet üzerinden Zoom gibi uygulamalarla anlatılmaya çalışılmış ya da kayıtlarla öğrenciye sunulmuş olsa da yüz yüze eğitimde olduğu gibi öğrencinin ne öğrendiğini verimli biçimde anlamak pek mümkün olmadı.

2. Uzaktan Eğitim, Yüz Yüze Eğitimin Sunduğu yüz yüze ilişki Deneyimi Sunamaz

Yüz yüze eğitimde, sınıf içinde öğretmen ile ilişki kurularak, sorular sorarak, onlarla ve diğer öğrencilerle yaşayarak öğrenebilen bir öğrenci uzaktan eğitimde yüz yüze ilişki ile öğrenimin eksikliğini yaşar.

Sınıf içi öğrenim deneyiminin, soru sorma ve yaşayarak öğrenmeye ek olarak ortamın, öğretmen ve öğrencilerin hareket edebilmesi ve yüz yüze iletişime girebilmeleri gibi yanlarının da olduğunu fark etmek lazım.

Yani, konu ve amaç yalnızca bilgilerin öğreten kişiden öğrenen kişiye sözlü ve yazılı aktarılması değil, amaç zengin bir öğrenme sürecini tecrübe etmektir.

Bu nedenle, nasıl uzaktan iletişimin yüz yüze iletişimin yerini tutmuyorsa uzaktan eğitim de yüz yüze “etkili” eğitimin yerini tutamaz.

3. Yüz yüze ve Uzaktan Eğitimde Öğrencilerin Ders Programlarına Adanmışlık ve Uyabilme Becerisi Farklı Seviyelerdedir.

Öğrencilerin yataktan kalkıp yine aynı ortamda/ evde masanın başına geçip derse başlaması tam o sıra yatağa yatıp uyuyabilme, kanepede uzanıp film izleyebilme ya da oyun oynama olanağı varken ders/uygulama yapmaları çok zor ve sıkıcı olacaktır.

Bir de uzaktan eğitime geçmeden önce her sabah yaptığı gibi kalkıp okul için hazırlandıktan sonra okula gittiğini ve öğrenimin asıl mekânı olan sınıfta hazır bir şekilde derse başladığını düşünün.

Kuşkusuz kimileri bu noktada ilk senaryoyu tercih edecektir, ancak büyük çoğunluğun kabul edeceği gibi ikinci senaryoda ders için gösterilen çaba( iktisadi açıdan bakıldığında maliyet) daha fazladır ve ne kadar emek/maliyet sarf ederseniz dersten de o kadar fazla verim ve getiri elde etmek istersiniz.

Ayrıca, sabahları yapılan tüm o rutin hazırlıklar, öğrencilerin yalnızca derse değil, bir güne hazır olma çabasıdır.

Daha hazır bir zihin ve daha yüksek bir istekle öğrenim seviyesi ve kalite de artacaktır. Öğrencileri güne ve çalışmaya hazırlayan rutinler ve devamında gelen sınıfta yüz yüze eğitimin kalitesiyle gününü verimli geçirmiş olacaktır. Bu sayede öğrenmenin önemli bir kısmını katılımlı olarak gerçekleştirmiş olacak, ekranda harcayabileceği odağını, öğrenmeyi pekiştirecek diğer eğitim materyallerine harcayabilecektir.

Etkili bir öğrenme süreci yaşamak isteyen çoğu öğrenci için yüz yüze eğitim çok daha tercih edilebilir bir seçenek olduğundan, uzaktan eğitimin bu noktada da yetersiz kalacağı aşikâr.

4. Teknolojik Ekranlarda Öğrencinin Öğrenme Kalitesi ve Odaklanma Becerisi Çok Düşük Seviyelerdedir.

Teknoloji üzerine yapılan birçok araştırma ve çalışma, ekranların odak becerimize ve kapasitemize ket vurduğunu ortaya koyuyor.

Bu yazıyı okuyan birçok insan akıllı telefon, tablet ve bilgisayar ekranları yüzünden odaklanmakta güçlük çektiğini fark etmiştir. Yine birçoğumuz da ekranlara harcadığımız süreyi azaltmak için çaba göstermişizdir.

Ancak, uzaktan eğitimlerde harcadığımız süreyi azaltmamızın bir yolu yok. Çünkü eğitim materyalleri ve dersler, üzerine bir sınır koyacağımız bir sosyal medya alışkanlığı değil.

Bu sebeple ekranlar yüzünden öğrenme ve odaklanmakta güçlük çeken birçok insan, zamanının önemli bir kısmını sorunlarının ana kaynağı olan ekranlarla geçirmek zorunda.

Kısacası ekranlar etkili, sağlıklı ve verimli öğrenim süreçleri için en doğru yerler değil ve tek öğrenim düzlemi olması da modern dünyada önemli bir sağlık tehdidi.

Peki, çocuğumuzu buna mahkûm mu edelim?

Online/Uzaktan eğitim aslında bir zorunluluktur ve birçok eğitim kurumu da sadece yüz yüze eğitimi tercih etmektedir.

Ancak, Online/Uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini alacağı düşüncesinin de sağlıklı ve gerçekçi bir temele dayanmadığını fark etmek gerekir.

Bu pandemi sürecinde eğitim kurumları olarak elde ettiğimiz deneyimlerin ve aldığımız derslerin doğru adımları atmamızı, dijital ve gerçek dünyalar arasında doğru dengeyi kurarak eğitim sistemimizi en etkili seviyeye getirmemize yardımcı olmasını umuyoruz.

 

 

Etiket Anahtar

#okulunagüven #hijyen #dikili #anaokuludikili #dikilianaokulu #sağlık #maske #mesafe dikiliozelmucitcocuklaranaokulu #ozelmucitcocuklaranaokulu  #temizlikşart #temizlik #özader #anaokulu #kreş #Türkiye #izmir #okulöncesieğitim

Keywords, Anahtar Kelimeler

Mucit Çocuklar Anaokulu

Eğitim, ogretim, okul öncesi Eğitim, okul oncesi ogretim, Gelecege bir adim egitim ogretim, okul oncesi, anaokulu, kres anaokulu, kres, gunduz bakimevi, çocuk klubu, dikili anaokulu, dikilide anaokulu, dikili anaokulları, dikili okul oncesi, dikilide okul oncesi, dikili kres anaokulu, dikili çocuk klubu, www.anaokulu.dikili.tv, www.okul.dikili.tv, www.mucit cocuklar anaokulu, mucit cocuklar, 3 yas anaokulu, 3 yas okul oncesi, 3 yas okul oncesi anaokulu, 4 yas anaokulu, 4 yas okul oncesi, 4 yas okul oncesi anaokulu, 5 yas anaokulu, 5 yas okul oncesi, 5 yas okul oncesi anaokulu, 6 yas anaokulu, 6 yas okul oncesi, 6 yas okul oncesi anaokulu, geleceğe bir adim, Gelin bu hayatta ilk adımı birlikte atalım.

Etiketler, Tags, Etiket Bulutu

Mucit Çocuklar Anaokulu

Eğitim, ogretim, okul öncesi Eğitim, okul oncesi ogretim, Gelecege bir adim egitim ogretim, okul oncesi, anaokulu, kres anaokulu, kres, gunduz bakimevi, çocuk klubu, dikili anaokulu, dikilide anaokulu, dikili anaokulları, dikili okul oncesi, dikilide okul oncesi, dikili kres anaokulu, dikili çocuk klubu, www.anaokulu.dikili.tv, www.okul.dikili.tv, www.mucit cocuklar anaokulu, mucit cocuklar, 3 yas anaokulu, 3 yas okul oncesi, 3 yas okul oncesi anaokulu, 4 yas anaokulu, 4 yas okul oncesi, 4 yas okul oncesi anaokulu, 5 yas anaokulu, 5 yas okul oncesi, 5 yas okul oncesi anaokulu, 6 yas anaokulu, 6 yas okul oncesi, 6 yas okul oncesi anaokulu, geleceğe bir adim, Gelin bu hayatta ilk adımı birlikte atalım.